LGBTİ+’lar Görünmez Değildir

 

Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu, LGBTİ+ bireylerin Meclis gündeminin neresinde olduğunu belirlemek amacı ile yaptıkları çalışma ile öne çıkan  Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği (ÜniKuir) üyeleri ile Hekim Postası için görüştü. 14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonraki meclis profiline baktığımızda LGBTİ+ haklarına yönelik tehlikenin arttığını söylemek mümkün diyen Dernek üyeleri bu tehlikeyi aşmanın ancak toplumu hedefleyen, toplumla ilerleyen, toplumu dönüştüren bir siyaset kurmakla mümkün olabileceğini belirtti.

Bize ÜniKuir Derneğini kısaca tanıtır mısınız?

Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği (ÜniKuir), 2020 yılında Ankara’da genç ve üniversiteli LGBTİ+’lar tarafından kurulmuş hak temelli bir LGBTİ+ sivil toplum örgütüdür. ÜniKuir, üniversitelerin ve kampüslerin LGBTİ+’lar için eşit, özgür ve güvenli yerler olması için çalışır. ÜniKuir, LGBTİ+ öğrenci toplulukları ile işbirliği içerisinde ve gönüllülerin desteğiyle, çalışmalarını dört program altında sürdürmektedir. Çalışmalarını; Eşit Haklara Erişim, Medya ve İletişim, Örgütlenme ve Dayanışma ile Siyasal Katılım ve Savunuculuk gibi başlıklar üzerinden yürütmektedir.

LGBTİ+’ların görünmezliğini belki de Türkiye’de en belirleyici merkez olan TBMM üzerinden gösteren bir çalışma yaptınız ve bir rapor olarak yayımladınız. Bu rapor hakkında bilgi verir misiniz?

ÜniKuir Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisinde süregelen yasama ve denetim faaliyetlerinin LGBTİ+’ların hak taleplerine ve sorunlarına ne kadar yer verdiğini, ayrımcılığa ilişkin kesişimsel meselelerde LGBTİ+’ların görünür olup olmadığını, mecliste LGBTİ+ düşmanı faaliyetlerde bulunan milletvekillerinin argümanlarını ve politikalarını ortaya koymak, milletvekillerinin çalışmalarındaki LGBTİ+ kapsayıcılığının durumunu belgelemek ve elde edilen verileri savunuculuk aracı olarak kullanmak amacıyla meclisin 27. Dönem 6. Yasama Yılında (Ekim 2022-Nisan 2023) izleme çalışmasına başladı. Bu çalışma, takip eden dönemlerde de sürdürülmektedir.

Meclisin yasama ve denetim faaliyetleri başlığı altında genel kurul toplantıları, milletvekillerinin mecliste düzenlediği basın toplantıları, mecliste grubu bulunan siyasi partilerin haftalık grup toplantıları, kanun tekliflerinin görüşülerek değerlendirildiği komisyon toplantıları, milletvekilleri tarafından sunulan kanun teklifleri, meclis araştırma önergeleri, yazılı soru önergeleri, genel görüşme önergeleri ve meclis soruşturma önergeleri haftalık ve aylık olarak LGBTİ+ hakları bağlamında izlendi. Verilerin tamamı derneğin siyasal katılım ve savunuculuk programı gönüllüleri tarafından TBMM’nin ve mecliste grubu bulunan siyasi partilerin resmi internet sitelerinde yer alan açık kaynaklardan elde edildi. Böylece LGBTİ+’ların sahip olduğu kimliklerin, hak taleplerinin, yaşanan sorunların ve çözüm önerilerinin hangi faaliyet içerisinde ve nasıl yer bulduğu, kim veya kimler tarafından gündeme getirildiği, gündeme getiren kişinin hangi siyasi partiye mensup olduğuna ilişkin

 

veriler toplandı. Ayrıca LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı, nefret içerikli, düşmanlaştıran veya hedef gösteren söylemler ile LGBTİ+ haklarını ihlal edecek ya da ihlal etme potansiyeli taşıyan faaliyet içerikleri de aynı biçimde raporlandı. Ek olarak milletvekillerinin yasama ve denetim faaliyetleri içerisinde hak temelli meseleleri gündem ettiği durumlarda LGBTİ+ haklarına değinip değinmedikleri de incelenmiştir.

Raporun temel bulguları nelerdir?

Raporun öne çıkan bulguları arasında ilk olarak yasama ve denetleme faaliyetlerinde LGBTİ+’ların hak temelli olarak yer aldığı faaliyet oranlarına bakılabilir. LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı onca hak ihlali varken; 87 genel kurul birleşiminin 17’sinde, 787 basın toplantısının 12’sinde, 88 grup toplantısının 4’ünde, 90 komisyon toplantısının 6’sında, 437 kanun teklifinin 1’inde, 712 meclis araştırma önergesinin 8’inde, 8251 yazılı soru önergesinin 2’sinde LGBTİ+’lar hak temelli olarak yer almıştır. Bunlar; HDP’li, TİP’li ve CHP’li olan toplam 25 milletvekilinin, LGBTİ+ hakları lehine tutum sergilediği toplam 65 faaliyetini içermektedir. 65 faaliyetin; 46’sı HDP’li, 10’u TİP’li ve 9’u CHP’li milletvekillerine aittir. Öte yandan, AKP’li, MHP’li, BBP’li, DEVA’lı ve CHP’li toplam 26 milletvekilinin, LGBTİ+ hakları aleyhine tutum sergilediği 42 faaliyeti raporlanmıştır. 42 faaliyetin; 22’si AKP’li, 14’ü MHP’li, 3’ü CHP’li, 2’si BBP’li ve 1’i DEVA’lı milletvekillerine aittir.

Bizim önemsediğimiz bulgulardan biri de şu: LGBTİ+’ların hak talepleri ve sorunları meclisteki yasama ve denetim faaliyetleri içerisinde kendisine çoğu zaman yalnızca birkaç cümleyle, hatta bazen bir cümleyle yer bulabilmiştir. Bir faaliyetin özgü olarak LGBTİ+ hakları gündemine ayrıldığına yalnızca 4 faaliyette rastlanmıştır. Yani, milletvekilleri yaptığı bir faaliyeti, kendisine mecliste ayrılan bir süreyi çoğu zaman yalnızca LGBTİ+ haklarına ayırmaktan imtina ediyor. Bu konu üzerine uzun uzun konuşmayı tercih etmiyor. Oysa, özellikle yakıcı sorunların gündemde olduğu zamanlar da ve 17 Mayıs, 20 Kasım, Onur Haftası gibi özel günlerde bu tutumun değişmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bunların yanı sıra, LGBTİ+’ların genel olarak sorunlarından bahsedildiği yerler olsa bile spesifik olarak mülteci LGBTİ+’ların, intersekslerin, biseksüellerin, lezbiyenlerin, non-binarylerin ve ACE şemsiyesi altındaki kimliklerin kendine özgü sorunları ve hak talepleri mecliste hiç gündem olmamıştır. Meclisteki faaliyetler kapsayıcılık açısından değerlendirildiğinde LGBTİ+’ların sahip olduğu diğer kimlikler ve kesişimsel ayrımcılık

 

meselesinin dikkate alınmadığı görülmektedir. Örneğin, Kürt, Alevi, HIV’le yaşayan vb. kimliklere sahip LGBTİ+’lardan hiç bahsedilmemiştir. Seks işçisi LGBTİ+’lar ise yalnızca nefret suçu söz konusu olduğunda gündeme gelebilmiştir. Seks işçilerine yönelik baskı politikaları, barınma hakkını ihlal eden ev mühürleme (kapatma) vakaları, çalışma hakkına ilişkin sorunlar tartışılmamıştır.

Size göre LGBTİ+’ların haklarından bahsedilmesi gereken hangi konularda LGBTİ+’lar milletvekilleri tarafından görünmez bırakıldı?

LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır diyoruz. Biz özellikle milletvekillerinin faaliyetlerinde diğer dezavantajlı grupların hak taleplerine ve sorunlarına yer verirken LGBTİ+’ların görünmez bırakıldığı örnekleri inceledik. Bunları gruplandırdığımızda, raporda ayrıntıları görülebilecek şu başlıklar karşımıza çıktı: 6 Şubat’ta yaşanan depremler, ayrımcılığa ve şiddete uğramama hakkı, istihdam ve çalışma hakkı, mahpus hakları, sağlığa erişim hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğünün ihlali, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve toplumsal cinsiyet politikaları, üniversitelerde yaşanan sorunlar ve eğitim hakkı, yoksulluk ve son olarak demokrasiye, adalete ve insan haklarına ilişkin sorunlar.

İzleme çalışmasının yapıldığı dönemde yaşanan, ancak meclis gündemine yansımayan hak ihlalleri var mıydı?

 İzleme çalışmasının yapıldığı dönemdeki hak ihlallerini incelediğimizde önemli bir kısmının meclis gündemine hiç girmediğini görüyoruz. LGBTİ+’lara yönelik en az 9 nefret suçu içeren hak ihlali meclis gündemine hiç girmedi. Bunlar içerisinde nefret cinayetleri de vardı. Bizim çalışma alanımız olduğundan çok önemsediğimiz üniversitelerde LGBTİ+’lara yönelik hak ihlalleri de yeterince görünür olmadı. Üniversitelerde LGBTİ+ öğrenci topluluklarına ve faaliyetlerine ciddi bir baskı söz konusu. Etkinliklerin yasaklanması veya engellenmesi, toplulukların kapatılması, toplulukların ayrımcı muameleye uğraması gibi hususlar görmezden gelindi. Ayrıca, meclise ciddi bir politika eksikliği halinin de hakim olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, aile buluşmaları adı altında düzenlenen nefret mitingleri meclis gündemine birçok kez dahil olsa da bu buluşmalara katılan ve çağrı yapan üst düzey kamu görevlileri ve siyasetçiler hiç gündem edilmedi. Oysa bu mitinglere milli eğitim müdürleri, müftüler, rektörler, belediye

 

başkanları  katıldı. Bunun LGBTİ+’ların kamu hizmeti alma hakkını nasıl tehlikeye attığı milletvekilleri tarafından hiç değerlendirilmedi.

Raporun bize söylediği en önemli şey nedir?

Bilindiği gibi Türkiye’de siyasi iktidar uzun bir süredir sistematik olarak LGBTİ+’ları hedef almaktadır. Bir yandan LGBTİ+’lara yönelik baskı ve şiddet politikaları hız kazanırken gündelik hayatta yaşanan hak ihlalleri de derinleşmektedir. Türkiye’deki LGBTİ+ hareketi on yıllardır çeşitli alanlara ilişkin politika üretmektedir. Bunun bir bölümü de doğrudan siyasete, siyasal katılıma ve meclise yöneliktir. Ancak günümüz açısından özellikle muhalefette yer alan milletvekillerinin bu çalışmalardan yeterince beslenmediği görülmektedir. Bir açıdan da LGBTİ+ haklarını güçlü bir şekilde savunmaktan imtina edildiğini de söyleyebiliriz. İktidarın temsilcilerinin ve ortaklarının LGBTİ+’lara karşı saçtığı nefret, muhalefet milletvekillerince çoğu zaman yanıtsız bırakılmış veya muhalefet milletvekilleri iktidar kanadının LGBTİ+’lara ilişkin argümanlarına efektif ve yeterli yanıtları verememiştir. 14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonraki meclis profiline baktığımızda LGBTİ+ haklarına yönelik tehlikenin arttığını söylemek mümkün. Bu tehlikeyi durdurmak ancak toplumu hedefleyen, toplumla ilerleyen, toplumu dönüştüren bir siyaset kurmakla mümkün olabilir. Bu siyaset, LGBTİ+ haklarını savunmaktan, LGBTİ+ hakları lehine ittifak kurmaktan ve LGBTİ+ örgütleriyle işbirliği yapmaktan geri durmamalıdır.